KİTAPLAR


Ferihan Diril'in Dua Terkipleri

Annemin Çeyiz Sandığı

Modern Tasavvuf

ANA KONULAR


DİĞER


128 ülkeden 196.721 ziyaretçi

Muzik Fon Müziği

Astroloji ve İnsan

Astroloji, Güneş Ay ve gezegenlerin yorumlanmasından oluşan eski bir sanattır. Binlerce yıldır ilgi gören Astrolojinin çok değerli olduğu kabul edilmektedir.

Astrolojinin hem bir bilim hem de bir sanat olduğu düşünülür ama bu matematik gibi kesin bir bilim sayılmaz. Astroloji daha çok, uygulayanın ilmi bilgisini ve gereken durumda bu bilgiyi yorumlayabilme sanatını gerektiren tıbba benzetilir. Astroloji de Tıp gibi, geçmişten büyük miras almıştır. Günümüzdeki bilgiler, geçmişteki gelenek ve buluşlara dayanmaktadır.

Bilgisayarların kullanılması gibi modern teknikler sayesinde eski bilgiler devamlı olarak incelenmektedir ve günümüz bilgisi ile sağlaması yapılmaktadır. Bütün büyük uygarlıklar astroloji ile ilgilendiklerini açıklayan belirtiler bırakmışlardır.

Babil, Eski Mısır, Hint, Eski Çin, Maya, Eski Yunan, Roma ve Arap uygarlıkları bunların arasındadır. İlk astrologların kim oldukları bilinmemektedir ama, bilgilerini ilk kaydedenler Kaldelilerdir.

İkinci Yüzyılda pek çok ülkede astroloji benzer şekilde gelişmiştir. Bilinen bütün gezegenler aşağı yukarı aynı şekilde yorumlanmıştır ve gezegenlere Tanrı rütbesi verilmiştir. Mesela, eski Romalıların verdiği adı kullanarak Venüs dediğimiz gezegeni eski Yunanlılar tanrıça Afrodit olarak kabul etmişlerdir. Ama hepsi de onun güçlü ve şehvetli bir kadın gibi etki yaptığını ve güzellik, lüks, cazibe tanrıçası olduğunu kabul etmişlerdir.

Tarih boyunca, Roma imparatorlarından Büyük İskender’e, İngiltere’deki Tudor hanedanından, Bohemyalı Fredrick’e kadar kral ve kraliçelerin saray astrologları bulunmaktaydı. Hatta bazı Papalar ve Richelieu gibi kardinaller bile astrologlara danışmışlardır. Astroloji, üniversitelerde ders olarak okutulmuş ve astrolog, bir tıp uzmanı gibi saygıdeğer bir bilim adamı sayılmıştır (İlk astroloji okulu, Kos adası M.Ö 25.yy Antik Yunan uygarlığı).

Yazarlar eserlerinde, Latince ve Grekçe kadar, astrolojik bilgiye de yer vermişlerdir.

Astroloji 16. yy’da, evrenin merkezinin Dünya değil, Güneş olduğu tartışması ile birlikte değer kaybetmeye başlamıştır. Gallileo’nun (Bir Astrologdur) teleskopu icat etmesiyle, gökyüzünü inceleme yani astronomi ilmi gündeme gelmiştir.

Astronomi, kısa sürede saygıdeğer bir hal almış ve dolayısı ile astroloji tamamıyla reddedilmiştir.

Astrolojinin değerini bilen düşünürler, yaşamın bir bütün ve yeryüzündekilerin sadece gökyüzündekilerin bir yansıması olduğu varsayımını kabul eden kimselerdi. Yani, evrende ne var ise Dünyada o vardır.

Günümüzde de, ilerleyen teknoloji ve gelişen insan, artık Güneş, Ay ve gezegenlerin ışınlarının bizi doğrudan doğruya etkilediğini kabul etmeye başlamıştır.
Bilim olarak incelediğimizde, kainatın ve insanın yani yaratılmış her şeyin dört elementten oluştuğunu görürüz. Ateş, toprak, su ve hava. Ham maddesi ortak olan, aynı sistemi paylaşan bu mekanizmanın birbirinden etkilenmesi düşüncelere uygun düşmektedir. Önemli olan, insan ve evren olarak uyum içinde olabilmektir. Bize evreni anlatan astronomi, onunla insanın uyumunu anlatan ise astroloji ilmidir. Astronomide sistemin merkezi Güneştir, astrolojide sistemin merkezi Dünya, yani insan merkez olarak alınır. Aslında Dünya, Güneşin çevresinde dönmektedir fakat, hareket halindeki bir taşıttaki bir yolcunun sabit cisimleri hareket halinde ve kendisini de dururmuş görmesi gibi, biz de Güneşi ekliptikte ilerlemiş gibi görürüz. (Ekliptik: Güneşin izlediği yol)

Bir bilim adamı için, mikroskop ne ise, astrolog için de bir horoskop (doğum haritası) aynı şeydir.

Horoskopu çıkarılan kimsenin, kişiliğinin ve yeteneklerinin anahtarı bu şemada gizlidir.

Horoskop, Dünyanın belirli bir noktasında belirli bir anda görülen Güneş, Ay ve gezegenlerin konumlarını belirten bir şemadır. Bir insanın, bir hayvanın doğum tarihine göre çıkarıldığı gibi, hayatımızdaki önemli olayların da horoskopunu çıkarmak mümkündür(Bir proje, mezuniyet, evlilik, mülk alma vs.).

Astrologlar, Güneş, Ay ve gezegenlerin Dünya etrafında dönmediğini bilirler. Bize Güneş, gökyüzünde belirli bir yolda ilerliyor gibi gelir. Bu yola ekliptik denir.

Ekliptik, adlarını zodyakın burçlarına vermiş olan takım yıldızlarından geçer. Gezegenler ve Ay da bu kuşağın içinde döner gibi görünürler. Gezegenler, Güneşin etrafında döndükleri için onlar da Dünyamızdan ekliptikin her iki yanındaki sekizer derecelik gökyüzü parçasında görünürler. Bu gökyüzü parçasına Zodyak denir.

Zodyak, her biri otuz derecelik on iki kısma bölünmüştür ve bunların her biri bir burç olarak bilinir. Bu nedenle her bir burç otuz derecedir. Bazen yıldızların oluşturdukları şekiller, bazen de mitolojik ilişkiler isimlendirmede rol oynamıştır. Günümüzde bu yıldız kümelerine Zodyak burçları denilmektedir. Yunancada Zodyak, hayvan figürleri demek olan kiklos zodiakos’dan hayvan figürleri anlamını taşır.

Bir horoslopta, yani gezegenlerin bir kişiye göre haritadaki yerleşimleri kişinin özelliklerini tanımlar. Zodyak burçları da bu özelliklerin nasıl temsil edildiğini açıklar.

Evler, yaşam faaliyet alanlarımızdır. Gezegenler ne olduğumuzu, burçlar nasıl olduğunu, evler ise nerede olduğunu söylerler. Horoskopu bir orkestraya benzetirsek, müzisyenlerin hünerleri gezegenlerdir. Enstrümanlar Zodyak burçlarıdır, çalınan müzik kompozisyonları evlerdir. Orkestra elemanları arasındaki ahenk ise, görünümlerdir. Astrolojinin yeniden ivme kazanması özellikle 1950 sonrası İngilterede olmuştur.
Faculty of Astrological Studies (1948) . Kurucuları; Carter, M.Hone, Edmund Casselli, Von Soma Ruga. 20.yy da astroloji özellikle psikoloji ile bağlarını derinleştirerek gelişimci ve evrimci bir doktrin içine girmiştir.

 

ASTROLOJİNİN YARARLARI
Kişiye özel horoskoplar, türlü şekillerde kullanılır. İnsanların horoskoplarındaki güçlü yeteneklerini bilmelerinde yarar vardır. Onlar bu yeteneği fark etmemiş ve geliştirmemiş olabilirler.

Mesleğini değiştirmeyi düşünen yetişkin bir insana o ana kadar düşünemediği fakat kendisine önerildiği zaman çok uygun bulacağı bir konuda başarılı olacağı söylenirse, bundan yararlanabilir.

Bir çocuğun haritasının yorumlanması anne ve babası için çok yararlı olur. Bu sayede o çocuğun ne şekilde yetiştirilmesi gerektiği, gideceği okulun türü ve sonunda ona en uygun olacak meslek anlaşılır.

Günümüzde astrologlar doktorlarla da sıkı bir işbirliği yapmaktadır. Hastanın durumunu anlamak ve onların en kritik devrelere ne zaman girdiklerini bilmek için astrolojik bilgilerden yararlanan doktorlar, bu bilgilerin doğruluğuna giderek daha çok inanmaktadırlar. İsviçreli ünlü psikolog Karl Yung, hastalarının ruhsal durumunu anlamak için astrolojiden faydalanan ilk hekimlerden biridir.

 

ASTROLOJİ, FAL MIDIR?

Toplum genel olarak astrolojiyi fal olarak değerlendiriyor. Neden?
Bilgiyi yetersiz kullanan kişilerin, toplumda bıraktığı imaj.
Astrolojiyi anlamak, derin bir kültürel altyapıyı gerektirir. Tıpkı bir tıp ilmi gibi. Tıp talebesi, 6 senelik eğitimden sonra, 4 sene daha eğitim almak ve devamlı kendini geliştirmek mecburiyetindedir. Konusu olan insanı, ilgi alanına göre değerlendirmek, araştırmak, ivme kazanmak durumundadır.

 

ASTROLOJİNİN ALTYAPISI NEDİR?

  • Teoloji (insanın inanç sistemi ve tarihsel gelişimi)
  • Tasavvuf (ruhsal eğitim ve gönül sistemi)
  • Sosyoloji (toplum içinde insan)
  • Psikoloji (insanın duygu dünyası)
  • Anatomi (insanın fiziksel yapısı)
  • Astronomi
  • Matematik

Eğer insan için bir yorum yapılacaksa, önce insanı bir kavram olarak çok iyi tanımak gerekir.
İnsan nedir?
Bu süzgeçten sonra gelinen nokta astrolojidir; ilim ve yorum sanatı.
Astroloji, kesin yasalar koymaz. Kişinin önündeki göremediği doğru kapıyı açmasına yarayan anahtara ulaşması için uyarılar getirip, seçimi kişiye bırakır.
Astroloji kişinin kendini aşması için gereken temel noktaları gösterir. Gelişmesi için gerekli davranış şekillerini ortaya koyuyor, kişi kendi yeteneği doğrultusunda değişiyor ve değişimi kendi hızına göre düzenliyor.

 

ASTROLOJİ EĞİTİMİ

Yurt dışında üniversitelerde özel kürsüleri kurulan ve eğitimi verilen astroloji (ABD, İngiltere…) üzerine, Türkiye’de de yeni yeni ciddi eğitimler verilmeye başlandı. Örneğin, Hakan Kırkoğlu’nun Göklerin Bilgeliği Okulu (Bernadette Brady okulun onursal baskani) çok güzel, bilgiye dayalı, çok saygın bir eğitim vermektedir. Eğitimi veren kişiler de Londra’daki Faculty of Astrological Studies’den mezundur ve Hakan Kırkoğlu bu okulun Türkiye temsilcisidir. Ayrıca Hakan Kırkoğlu, ISAR‘in da Türkiye temsilcisidir.

Ferihan DİRİL ve Hakan KIRKOĞLU, Göklerin Bilgeliği Astroloji Okulu Diploma Töreni (2008)

 

Ferihan Diril, Meral Pala, Banu Kuru ve Hakan Kırkoğlu (2008)

 

Ferihan Diril, Nihal Artar ve misafir astrologlar (Hakan Kırkoğlu seminerinden)

 

2008 Hakan Kırkoğlu Astroloji Semineri

 

18-19 Nisan tarihlerinde gerçekleşen bu seminerde London School of Astrology eğitmenlerinden Melanie Reinhart ve Frank Clifford bizlerle bilgilerini paylaştılar. Seminer konusu, Kiron’nun yorumlanması, öngörüm teknikleri, ay döngüsü ve gölge transitleriydi.

4980736 ##