KİTAPLAR


Ferihan Diril'in Dua Terkipleri

Annemin Çeyiz Sandığı

Modern Tasavvuf

ANA KONULAR


DİĞER


128 ülkeden 193.170 ziyaretçi

Muzik Fon Müziği

Sn.Ergün DEMİREL’in “Kariyer Günü” seminerinde gençlere yaptığı konuşma

TÜDEV Güverte Bölüm Başkanı Sn.Ergün DEMİREL’in Kariyer Günü seminerinde gençlere yaptığı konuşmanın metni:

TÜDEV öğrencileri ve Ergün DEMİREL

 

İŞ HAYATINDA BAŞARIYA GİDEN YOL

Hiç kendinize sordunuz mu? Ben neden okula geliyorum? Ailem beni neden ısrarla okula göndermek istiyor? Bu kadar okumanın, yazmanın, ödev yapmamın, sınava girmemin amacı nedir?

Aileniz sizin ilerde iyi bir iş sahibi olmanızı istiyor. Çünkü şunu çok iyi biliyorlar; Onlar gittikten sonra hayat mücadelesine siz yalnız başınıza devam edeceksiniz. Eğer iyi bir iş sahibi olabilmişseniz güzel… yoksa hayatınızda bir çok sorun ile karşılaşacaksınız. İşte bu kadar çabanın, bu kadar çalışmanın tek amacı: SİZİN İYİ BİR İŞ SAHİBİ OLMANIZ.

Ancak iyi bir iş sahibi olmak için eğitim de yetmiyor. Uyulması gereken kurallar da var. Okul bir yerde de sizin bu kuralları öğrenmenize yardımcı oluyor. Nedir bu kurallar?

Çevrenize bakın, aynı okuldan mezun olmuş kişiler faklı farklı pozisyonlarda çalışıyorlar. İki mühendis, birisi iş hayatında başarılı olmuş, ciddi bir inşaat şirketinde genel müdür olmuş, diğeri hala düşük bir ücretle şantiyelerde güneşin altında işçilerin başında koşturuyor. İki avukat birisi İstanbul’un ünlü bir avukatı olmuş, diğeri karın tokluğuna icra peşinde koşturan, karın tokluğuna çalışan bir avukat. Bu farkın sebebi nedir? DAVRANIŞLAR.

Davranışlar dediğimiz zaman ne anlıyoruz? Tanımı çok basit: karşınızdaki insanlardan bekledikleriniz.

Karşınızdaki insanların, mesela öğretmeninizin size karşı nasıl davranmasını isterseniz?
Asık suratlı mı, gülümsüyerek mi?
Sizinle kaba konuşmasını mı, nazik olmasını mı?
Sınav kağıtlarınızı okurken katı ve acımasız olmasını mı, toleranslı olmasını mı?
Dersini anlaşılmaz ifadelerle anlatmasını mı, açık seçik anlaşılır bir dil kullanmasını mı?
Dağınık, ütüsüz hatta kirli bir elbise ile mi, yoksa tertemiz mi karşınıza çıkmasını?
Ter kokusu ile mi yoksa hoş kokular saçarak sınıfa gelmesini mi?
Sözüne güvenilmez biri olmasını mı, dürüst biri olmasını mı?
Sürekli kararsız dengesiz olmasını mı, tutarlı olmasını mı?
Sert ve acımasız olmasını mı, yumuşak ve anlayışlı olmasını mı?
Dağınık ve tembel olmasını mı, çalışkan ve düzenli olmasını mı?

TÜDEV Deniz Eğitim Merkezi (www.tudev.com.tr)

Sanırım hepiniz aynı fikirdesiniz; İnsanlar daima iyiyi ve güzeli arıyor. İşte davranışlar dediğimiz bunlar. Siz hiç çarşıda meyva alırken bana kötüsünü ver veya elbise alırken bana çirkinini ver diyen gördünüz mü? Hangi aile çocuğuna evladım kötü hareketler yap, çirkin davranışlarda bulun der?

İş hayatında başarının özünde davranışlar yatıyor. Patronlar, amirler, iş arkadaşları daima yanlış olanı değil, doğru olanı, çirkin olanı değil güzel olanı arıyor. İşte davranışları ile bu özellikleri gösterenler iş hayatında başarıyı sağlayanlar oluyor.

Farkına bile varmadan okullardan mezun olup, kendinizi iş bulmak üzere bir firmanın insan kaynaklarının kapısında bulacaksınız.

Düzgün bir kıyafetle girmezseniz, nazik davranmazsanız, mantıklı ifadelerle kendinizi tanıtamazsanız kapı kapı iş aramak için dolaşmaya başlarsınız. Size iş kapısını açacak anahtar daha başlangıçta göstereceğiniz davranışlara bağlıdır.

İşe girdiğinizi varsayalım. İşinizde tutunmanız, işinizde yükselmeniz yine davranışlarınıza bağlı olacaktır. Hiç kimsenin saygısız, ne konuştuğu belli olmayan, düzensiz, tembel insanlarla bir arada çalışmasını beklemeyiniz.

Televizyonlarda sık sık açık oturumlar oluyor, onları izleyiniz. Kazananlar daima açık anlaşılır konuşanlar, nazik olanlar, tavırları ve giyimi kuşamı düzgün olanlar oluyor. Abuk sabuk konuşanlar, alışılmadık tuhaf kıyafetler giyenler, kaba konuşanlar başlangıçta ilgi çekseler de, kısa bir zaman sonra silinip gidiyorlar.

Aslında hangi davranışların doğru, hangilerinin yanlış olduğunu herkes biliyor. Ancak uygulamakta sıkıntı çekiyorlar. Çünkü davranışlarımızı düzenlemekte bir uğraş bir direnç istiyor.

Peki ne yapmalıyız? Bu konuda kitaplara da ihtiyaç yok. İyi ve kötü davranış sahiplerinin birlikte olduğu büyük bir laboratuvarda yaşıyoruz. İyileri taklit edelim, kötülerin yaptığını yapmayalım.

Ağaç yaşken eğilir. Şimdiden kendi davranışlarımızı kontrol altına almaya başlamalıyız. Tüm kötü alışkanlıklar gibi, kötü davranışları da bırakmak zordur. Nezaketsizlik, tembellik, kabalık, küstahlık bir kere yerleştimi bir daha bırakmak çok zordur. Onun için daha şimdiden kötü davranışlardan uzak kalmaya çalışalım.

Kendinize örnek alabileceğiniz insanlar seçiniz, onlar gibi olmaya çalışınız. Mükemmel gördüğünüz bir öğretmen, bir sınıf arkadaşınız, bir aile dostunuzu kendinize örnek alınız. Onun gibi konuşmaya, onun tavırlarını uygulamaya çalışınız. En önemli husus olarak da bunu yapmakta kararlı olunuz. Gelecekteki başarınızın davranışlarınıza bağlı olduğuna kendinizi inandırınız. İNANMAK BİR AMACI BAŞARMANIN YARISIDIR.

Simulatör odası

Batı toplumlarını başarıya götüren yol, sadece çok çalışmaları, planlı olmaları değildir. Batı toplumları davranışlarını kontrol altına almasını başarmış topluluklardır. Batıda insanlar karşılaştıklarında birbirlerine merhaba derler. Kuyrukta sıra kapmaya çalışmazlar, trafikte önündekini geçmeğe çalışmazlar. Birbirleriyle kaba konuşmuyorlar, nazik davranıyorlar. Tabii ki bunun istisnaları da var, ama istisnalar kuralı bozmuyor, toplumun genel görünüşünü bozmuyor.

Sabahları birbirimize günaydın desek, insanlara gülümseyerek baksak, özür dilemek diye bir kavram olduğunu anlayabilsek ne kaybederiz. Küçük hesaplar yapmak yerine büyük düşünmeğe başlasak ne kaybımız olur.

İnsanoğlunu mutlu etmek kolaydır. Gülümseyin, nazik davranın karşınızdaki insan mutlu olur.

Yüzünüzü asmayın, gülümseyin. Yumuşak bir ifade ile sıkıntılarınızı karşınızdaki kişilere anlatın. Karşınızdaki insanların size karşı daha olumlu davrandığını görecekseniz. Nazik bir ifade en olamayacak işlerin dahi kapısını açabilen altın bir anahtardır.

Konuşmamı bir atasözü ile bitirmek istiyorum “YUMUŞAK BİR SÖZ YILANI BİLE DELİĞİNDEN ÇIKARIR”.

Sizlere güzel bir gelecek diliyorum.

Doç. Dr. Ergün DEMİREL